Yaşlılarda Kalça (Femur) Kırığı

Daha önceki makalemizde yaşlılarda düşme ve düşme riskini ele almıştık. Bu makalemizde de yaşlıların en büyük ortapedik problemi olan “Kalça Kırığı” ndan bahsedeceğiz.

ABD’ de her yıl yaklaşık 300 bin kişi, Dünya da ise 2 milyondan fazla kişi kalça kırığı nedeni ile tedavi edilmekte. Yaşlı hastalarda görülen kemik erimesi (osteoporoz), kırık oluşumunu kolaylaştırmaktadır. Bu nedenle kalça kırığı vakaları, kemik erimesinin daha fazla olduğu kadınlarda, erkeklere göre 3 kat daha fazladır.

Yaşın ilerlemesi ile görme sorunları, kas zayıflıkları ve eşlik eden diğer hastalıklar ( yüksek tansiyon, şeker vb.) hastanın düşmesine yol açarak zayıflamış olan kemikte kırıklara yol açmaktadır. Unutmamak gerekir ki zayıflamış olan kemiklerin kişinin oturduğu yerden kalkarken bile kırılabileceğidir. Uzmanlar ileri yaştaki bireylerde yatakta sağdan sola dönerken bile oluşabilecek bu kırıkların kişinin düşmesine de neden olduğunu söylemektedirler.

Kişinin diğer hastalıkları tedavi ve iyileşme sürecini uzatmakta, sonrasında ise uzun süreli bakım gerektirdiği için hastanın sosyal ve ekonomik yaşamını olumsuz etkilemektedir.

Peki yaşlımızın düştüğünü görmedik ve kendisi de bize bir şeyden bahsetmedi veya unutkanlık sebebi ile düştüğünü hatırlamıyor. Kalça kırığı olabileceğini nasıl anlayacağız? İlk olarak ağrılı ve acılı yüz ifadesinden, kırılmış olan bacağın üzerine basamamasından, kalça hareketlerinin çok ağrılı olmasından ve bacağın dışa dönük şekilde durmasından anlayabilir ve bir sağlık kuruluşuna sevkini sağlayarak burada yapılacak olan ileri tetkikler tespitini sağlayabiliriz.

Kalça kırığı vakalarından ilk 24 saat in önemi oldukça büyüktür. Kalça kırığı olan bireylerin yüzde 4’ü ilk hastaneye kaldırıldıklarında ölmektedir. İlk 72 saatte tıbbı bir müdahale yapılmayan yaşlı hastalarda ölüm riski iki kat artmaktadır. Özellikle 70 yaş üstü nüfusun kalça kırılması sonrasındaki 1 yıl içinde ölüm oranı günümüzde yüzde 10 – 35 civarında olup yüzde 30’unda bu ilk yıl içerisinde tekrar kırık meydana gelebilmektedir.

Yaşlı hastaya verilecek ameliyat sonrası bakımın planlanabilmesi için hasta, yaşlanmaya bağlı fizyolojik ve psiko-sosyal değişiklikler, mevcut kronik hastalıklar ve ameliyatın yaratacağı riskler yönünden kapsamlı bir şekilde değerlendirilmelidir. Ameliyat sonrası dönemde hastaya ameliyat öncesi dönemde planlanan bakım uygulanmaktadır. Bu dönemdeki bakımın temel hedefi, “komplikasyonları önleyerek ve erken mobilizasyonu sağlayarak, hastanın fonksiyonlarını bağımsız sürdürebilmesine katkıda bulunmaktır.

(Doç. Dr. S. Şenol Çelik)

Share